23 Kasım 2012 Cuma

PFDK Ceza Yağdırdı

PFDK Başkanı Zihni Katık, yaptığı basın toplantısıyla verdikleri cezaları kamuoyuyla paylaştı. Temiz oyundan ödün vermeyeceklerini özellikle vurgulayan Katık, kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağının altını çizdi. PFDK'nın 22 Kasım 2012 tarihli toplantısından çıkan ceza kararları şöyle:

Bedri Y. (52, Beykoz): 14 Kasım 2012'de Beykoz'da Kardeşler Kıraathanesi'ndeki Maça Kızı müsabakası esnasında 23. ve 46. dakikalarda dağıtılan ellerde iyi kağıt gelmemesi üzerine "bu ne biçim el LAN" ifadesi gözlemci tarafından rapor edilen şahsın 2 HAFTA kıraathaneden uzaklaştırılmasına, 150TL'den az olmamak kaydıyla en az 10 kişinin çay ve kahve paralarını ödemesine, evde argo kullanıp kullanmadığının tespiti amacıyla eş ve çocuklarından rapor istenmesine PFDK üyelerinin oybirliğiyle karar verilmiştir.

Metin Ş. (39, Üsküdar): 14 Kasım 2012 Çarşamba günü Beykoz Kardeşler Kıraathanesi'nde Maça Kızı müsabakasının seyri esnasında akredite olmadığı halde "yancı" sıfatıyla masa etrafında bulunan, müsabaka devam ederken Bedri Y. isimli şahsın eline konuşan ve yetki sınırlarını aşarak çay haricinde ıhlamur ve adaçayı sipariş ettiği kıraathane evraklarından da tespit edilen şahsın 250TL cezai şart ödemesine, olumsuz tavırları nedeniyle verilen 1 HAFTA uzaklaştırma cezasının ertelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

Tahsin T. (47, Ümraniye): 14 Kasım 2012 tarihinde Kardeşler Kıraathanesi'nde Maça Kızı müsabakası esnasında 2 kez desteyi kestirmeden eli dağıtan şahsın uyarılmasına, bu kusur nedeniyle cezai işleme yer olmadığına; ancak, aynı şahsın kalem oynatarak müsabaka sonucuna direkt etki edecek eylemlerinin tespiti üzerine tedbiren 6 AY HAK MAHRUMİYETİ cezasına ek olarak mahalle muhtarına dosyanın havale edilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
PFDK'nın verdiği cezaların açıklanmasından sonra söz alan TFF Başkanı Demirören, "Biz oyunun paydaşları, ne kadar ceza sopasını kullanmak istemesek de, her geçen gün güzel oyunu kirletmek isteyen güç odaklarının artan eylemleriyle karşı karşıya kaldığımız gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalıyoruz." dedi. Bu cümleyi nasıl kurduğuna kendi de şaşıran başkan "Ceza sopası OUT, golf sopası IN" sözleriyle konuşmasına son verdi.
PFDK'nın basın toplantısı türkçe RAP'in önde gelen ismi CEZA'nın verdiği konserle son buldu. CEZA'nın şarkısında geçen "Geliyor Cezaaa" bölümüne tüm PFDK üyelerinin tempo tuttuğu gözlendi.
 
 

20 Kasım 2012 Salı

Kulaklıkların Dili Olsa

Hakemler ne konuşuyor biz de duysak...
(Orta hakem ikili mücadele yapan futbolculardan bir cümle duyar.)

Orta Hakem: Bu ipne bana küfür mü etti?
Yan Hakem: Ben duymadım amk.
4. Hakem: Ben buradan bi bok duymuyom zaten.
Orta Hakem: Atarım ben bu yavşağı, sıçtırtmasın paçasına!
Yan Hakem: At amk, ne bekliyon?

(Orta hakem kırmızı kartı gösterir.)

4. Hakem: Skecem bu işi ya, hocaları sahaya girdi.
Orta Hakem: Sen ne ske yarıyorsun orada?!
Yan Hakem: Yaprağım engel olsana, girmesin sahaya...

(Hoca yaklaşır, diyalog arka plandan mikrofonlarda duyulur.)

Hoca: Ne zaman bitecek cezamız!? Ne zaman?
4. Hakem: Lütfen hocam, müsade edin görevimizi yapalım, istirham ediyorum.
Orta Hakem: Sayın hocam, oyuncunuz "lan" diyor, elim kolum bağlı.
4. Hakem: İstirham ediyorum efendim, lütfen sahayı terk edelim.

Big Okazyon for Terim


19 Kasım 2012 Pazartesi

Bir "Hakem" Kolay Yetişmiyor

MHK Başkanı Zekeriya Alp'ın Fırat Aydınus'un üzerine gidilmemesi ricasında söylediği tek bir doğru var: Bir hakem(!) kolay yetişmiyor.
"Orada işte orada, ben görüyorum"
Böylesi bir hakem (ki bizce hakem olduğu iddiası bile espri konusu olabilir) olsa olsa aşağıdaki yollardan geçip bugüne gelmiştir...

BİR HAKEM YETİŞİYOR

Fırat Anaokulunda:
F: Öyyetmenimmm Caney saçımı çekti.
Ö: Fıratcım Caner orada uslu uslu oturuyor, nasıl çeksin saçını?
F: Bana ne ya, aykadan gelip saçımı çekiyo.
Ö: Fıratcım sen arkanı nasıl görüyorsun?
F: Biyiyoyum ben tamam mı! Caney çekti saçımı. Ühüüü ühhü Caney dışayı çıksın.
Ö: Tamam Fırat ağlama, hadi Caner biraz dışarı çık sen.
C: Ama örrtmenim ben bişi yapmadım ki.
Ö: Evet bi tanem ama Fırat ağlıyor, hadi dışarı çık biraz...

Fırat İlkokulda:
F: Öğretmeniiiiiiiiim Caner benim kağıdıma bakıyo.
Ö: Fırat, sen kendi sınavınla ilgilen! Caner sen de bakma arkadaşına.
C: Valla bakmıyorum örrtmenim.
F: Bakıyo örrtmenim, arkamdan bakıyo ben görüyorum.
Ö: Fırat dön önüne, arkanda gözün mü var senin, görüyormuş!
F: Caner'in yerini değiştirin örrtmenim, bakmasın.
Ö: Hadi Caner, Veysel'le yer değiştirin.
C: Ben bakmadım ama yaa, niye yer değiştiriyom ya, örrtmenim yaa.
Ö: Lütfen Caner! Oldu mu Fırat beğendin mi?

Fırat Ortaokulda:
Ö: Fırat! Kavga etmeyin evladım.
F: Hocam, Caner babama lan dedi.
Ö: Lan mı dedi?
F: Veli toplantısına gelen baban mı lan dedi.
C: Annesinin yanındaki adam babası mı diye merak ettim hocam.
F: Lan demesin ama! Dışarı gel oğlum, dışarı.
Ö: Allah allah, senin annenin yanındaki adamı soruyor ve sen lan'a mı takılıyorsun?
F: Lan denmez, çok ayıp.
Ö: Caner dışarı, Fırat sen de.. Çıkın!

Fırat Lisede:
F: Metin, ben Selin'den ayrılıyorum.
M: Niye olm, n'oldu yine?
F: Kesin Caner'le ilişkisi var.
M: Yok be, nerden çıkardın şimdi. Ne alaka?
F: Yok abi hissediyorum ben. Caner'in bakışından, duruşundan hissediyorum.
M: Abartıyorsun; hissediyorum diye karar mı verilir?
F: Caner'e gördüğüm yerde dalacam.
M: Hadi Selin'le Veysel desen tamam diyecem de Caner yok be..
F: Geçen seneden biliyorum kanka, Caner yapıyor tüm pisliği, eminim.

Fırat Üniversitede:
A: Fırat, kostümlü partiye gelmiyor musun? Caner falan bekliyoz aşağıda..
F: Caner varsa ben gelmem, duyuyorum arkamdan konuşuyormuş.
A: Lan yine alınganlık yapma!
F: Lan mı?!!! Lan mı?!!! Yuh sana yuh! Ali, sen de Caner gibisin.
A: Hadi manyaklaşma da gel aşağıya.
F: Anaokulunda da saçımı çekerdi, pis Fenerli!
A: Hakem kostümünü giyip geliyor musun, gelmiyor musun?
F: Gelmiyorum.
A: Gelme amk!

BİR HAKEM YETİŞTİ EN OBJEKTİFİNDEN...

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Lö Sopa Dö Uefa

FLAŞ! FLAŞ! FLAŞ!! KANDIRDILAR!

UEFA Sopası'nın yaramazlık yapan kulüpleri cezalandırmak için kullanılan uzun, kalın, sert bir sopa olduğu yönündeki iddialar boş çıktı. İsminin açıklanmasını istemeyen bir UEFA yetkilisi, ikinci şişe şaraptan sonra yaptığı açıklamada: "Ben söylemek istiyoğ, ceza sopa bizim yok, bu değil doğru. Ben duymadı, jö nö pa öntöndü. Ama, eğitim sopa vağ; siz nasıl diyoğ itaat eğitim sopa. Lö förmasyon d'öbeysanz. Sopa atıyoğ, o koşuyoğ ve getirioğ. Biz itaat eden çok sevioğ... Mösyö Platini itaat edilsin bayılıyoğ..."

Ginger sopayı getirmeyecek; sopa peşinde koşmak isteyen koşsun...

3 Temmuz 2012 Salı

Dava Arkası

"Hakem de insan, hata yapabilir."
"Hakim de insan, hata yapabilir."
Eveeet sevgili seyirciler, bir Dava Arkası'na daha hoşgeldiniz. Değerli yorumcularımızla bu haftanın davalarını, hakim hatalarını değerlendireceğiz ve görüntülü analizini yapacağız. Emekli hakimlerimiz Sayın Hormon ve Sayın Tokai bizlerle, başlayalım mı değerli hocam?

Hormon: Başlayalım. Başlayalım daaa ben şimdiden söyleyeyim bu hakimlerle bu adli yıl bitmez. Bitmez arkadaş, bi kere cesur değiller. Vuracaksın tokmağı, alacaksın kararı. Trabzon pidesinin peyniri gibi uzatıyorlar arkadaş. Bilirsin trabzon pidesini, böyle tereyağlı, mis gibi kokar. Offf, Ümraniye'de var, olsa da yesek.

Tokai: Katılmıyorum. Orada dur. Neden katılmadığımı da söyleyeceğim. Uzatıyorlar mı uzatmıyorlar mı bilmiyoruz. Biiir, 1 sene uzun bir süre mi? İkiii, dava bitti mi? Bitmedi, yargıtayı var, o var, bu var.

Hormon: Yahu herşey ortada, oynatalım görüntüyü. Oynat oynat, geç buraları geç. Şeye gel, "beraatimi istiyorum" dediği yere gel. Gel gel gel, dur! Beraat desin dur! Görüyor musun? Açık seçik suçlu. Hakim bunu görecek arkadaş. O görmüyorsa yan hakim görecek.

Tokai: Görüntüde suçlu olduğunu görülmüyor. İfadeyi yavaş yavaş oynatalım. Çok yavaş. Oynatalım. Oynatalım. Bence suç yok. Hüküm de yok. Bence beraat. Haaa sen beraat değil diyebilirsin. O zaman tartışırız.

Hormon: Pierosu var mı bu iddianamenin? Onu getir ekrana... Görüyor musun? 50. sayfa ile 120. sayfa arası 70 metre. Hakim kör olsa beraat diyemez. Diyemez arkadaş. Cesur olacaksın, mahkum edeceksin.

Tokai: Beraat değilse, bakın beraattir veya değildir demiyorum, ama beraat değilse ben de bu ekranlara çıkar düşük belli kot pantolon giyerim. Benim korkum yok, gördüğümü bildiğimi söylüyorum. Gördüm demiyorum bakın ama gördüğümü söylüyorum. Biliyorum da demiyorum. Bilebilirim ya da bilgim vardır. Bunlar çok farklı.

Hormon: Lafı dolandırıyorsun, gerçekleri gizliyorsun. Rize'nin hamsili pilavı gibi oldu. Bütün gerçeklerin üstünü hamsilerle örttün. Valla kokusu burnuma geldi, olsa de yesek. Ama mevsimi değil, şimdi buzhane balığı yenmez. Hakim de tahliye diyerek davayı buzhaneye kaldırmıştır. Çok net arkadaş. Görüntü ortada. Başka kameradan var mı duruşma görüntüleri? Onu da seyredelim.

Tokai: Bakın beyler, bu diğer açıyı görünce hapis cezası verilmesi gerektiği açıkça görülüyor. Yoo ben beraat dememiştim. Beraat de olabilir demiştim. Ama görüntü ortada açık ve net hapis cezası olmalı. Avrupa'nın her yerinde buna hapis cezası verirler.

Hormon: Avrupa'yı boşver, diğer açıdan olay açık ve net beraat. Sen ifadeyi yavaş çekimde oynatınca aldatıcı oldu. Şimdi normal izleyince beraat arkadaş. Buna hüküm giydiren hakimin de alnını karışlarım. Antep lahmacunu gibi parmaklarımla açarım hamuru. İncecik yaparım. Haa korkak bir hakimsindir, verirsin hükmü kenara çekilirsin. Ama hakim cesur olacak, çat beraat diyecek.

Tokai: Hakimler çıkıp mikrofonlara konuşmalı. Beyler, medeni bir ülkedeyiz, herkes bildiğini söylemeli. Ama birileri buna mani oluyor. Ben bu kişileri biliyorum. Bakın bu kişileri tanıyorum demiyorum, ama bu kişileri biliyorum. Bunlardan biri de televizyonlara çıkıp ben yaptım desin, ben de askılı body giyerim. Gül desenli basma fistan giyerim. İnce diz altı çorap giyerim. Toka takarım. Piercing yaptırırım. Halhal takarım. Bileğime melek dövmesi yaptırırım. Top sakal bırakırım. Saçımı sarıya boyatırım. Küpe takarım. Bacak kıllarımı......

Bir reklam arasına gidelim!

30 Haziran 2012 Cumartesi

Bu Ateş Üfleyerek Söner mi?

"Başkan! Yedisini de alamayız, yabancı sınırlaması var..."
Yönetim Kurulu'nun ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda dümdüz kalçaları olan futbolcularla yollarını ayıran Galatasaray, Avrupa'da dipdiri oyuncu avına çıktı. Bu duruma tepki gösteren Necati Ateş, saçlarını açarak yaptığı basın toplantısında "Türk futbolcularının seksi olmadığı yönündeki yorumlar yabancı hayranlığından başka bir şey değildir. Kimi getirirlerse getirsinler formayı kaptırmayacağım" dedi. Saçlarını sürekli sağa sola savuran başarılı forvet oyuncusu, verdiği mesajla, yaz tatilinde oldukları şu dönemde diline piercing taktıran, beline dövme yaptıran bazı takım arkadaşlarının çabalarına da destek oldu.

6 Haziran 2012 Çarşamba

Kayıp Makbuz


Duman,dişi ama aşılı

Yaptığı açıklamada şöyle dedi:

O gün makbuz cebimdeydi.Eve gelince kedimiz "duman song" ile oynarken sevgili kedimiz oyun yapıp 1.362.000.-USD tutarındaki makbuzu alıp yedi. Song'un makbuzu derken sanırım anlatılan budur.Galatasaray tarihinde en küçük bir leke yoktur.

22 Mayıs 2012 Salı

Trabzonspor: CEV için Hazırız

Trabzonspor yönetimi "kim yoksa biz onun yerine varız" ilkesinden hareketle CEV'e gitmek için kolları sıvadı.

Kütlük at,Kütlük !
Trabzon Bayan Voleybol takımının hazırlıklara başladığını ifade eden yetkililer "CEV ile görüştük onlar da bize olumlu sinyaller verdiler.Hak yerini buluyor.Bakalım bekliyoruz" derken bir gazetecinin "KIM'in transferi doğru mu ?" sorsuna "hayır kimsenin transferi henüz netleşmedi" cevabını verdiler.

17 Mayıs 2012 Perşembe

Trabzonspor Taraftarı Ses Getirecek bir Eylem Hazırladı

(DKHA-Özel)
Türkiye Kupasını Fenerbahçe'nin alması üzerine bir eylem planını hazırlayan Trabzonspor hedefine kupa sponsoru Ziraat Bankası'nı koydu !


1) Gelecek ay Trabzonspor taraftarı Ziraat Bankası'na olan borcunu ödemeyecek,fatura yatırmayacak (Standard&Poors konuya sıcak bakıyor)


2) Emeklilerin maaş aldığı günlerde banka girişlerine terli atlet bırakılacak.Silikon benzeri kekremsi koku ile emekliler maaş alamayacak (Hükümet ve IMF konuya sıcak bakıyorlar)


3) Taraftarlar sosyal adaleti simgelemek adına simit satın alacak (GS konuya sıcak bakıyor) Simitlerin yarısı yenip diğer yarısı havaya kaldırılacak ve özgürlüğü simgeleyen martılara yedirilecek (Hayvan hakları dernekleri ve UEFA konuya sıcak bakıyor)


Çöp torbaları günde en az 1 kez değiştirilecek
4) 61.000 çöp torbası alınarak taraftara dağıtılacak.Zokora kılığındaki taraftarlar Ziraat Bankası önündeki bankamatikleri kapatacak (Diğer bankalar konuya sıcak bakıyorlar)


5) Kupa İstenecek (Futbol paydaşları konuya sıcak bakıyorlar)

5 Nisan 2012 Perşembe

Atletle Yakalandı, Hayatı Karardı

(DKHA_ÖZEL)

Trabzon Avni Aker Stadyumu yakınlarında yapılan bir üst araması sırasında atletle yakalanan Dursun T. (43) adlı şahıs casusluk şüphesi ile göz altına alındı..

Masumiyet karinem var !

Üzerinde Fenerbahçe maçının bileti de bulunan şahıs, maça gittiği halde niye atletini sahaya atmadığı konusunda sorgulanıyor.. Olayın duyulması üzerine şehirde büyük infial yaşanırken emniyet müdürlüğü önünde toplanan çok sayıda Trabzonsporlu taraftar, şahısın ya kendilerine teslim edilmesi ya da linç edilmesini istediler..

Öte yandan Bir taraftar grubunun da şehirde atletli insan avına çıktığı bildiriliyor.. Çok sayıda vatandaşın üzerinde atlet olmadığını göstermek için ya çıplak dolaştıkları ya da tişörtlerini sıyırarak dolaştıkları gözleniyor...

3 Nisan 2012 Salı

Atlet Dağıtımı Yapılacaktır

(DKHA-Özel)
Trabzonspor'un cumartesiyi pazara bağlayan akşam bir İstanbul takımı ile yaptığı ve nörolojik olarak sağlıklı kabul edilemeyecek bir hakemin bal gibi ofsayt golü vermesi nedeniyle TFF kayıtlarına 1-1 olarak geçen maçtan sonra taraftarlarımız kulübümüze binlerce başvuru yaparak " eylem amacına ulaştı,maçı kazanamadık ama olsun amk ,atletlerimizi geri verin " demişler ,atletlerine sahip çıkmışlar yine bir ilke daha imza atmışlardır .


Yarın sabahın erken saatlerinden itibaren, 12.00-19.45 arası atletler sahiplerine iade edilecektir


Toplanan atletlerin çoğunun arkasında sağduyulu taraftarlarımızın isimlerinin baş harflerini yazmış olduklarını gördük.Buna göre isimleri M-S-L ile başlayanlara atletler öncelikle dağıtılacak kalan atletler ilk gelen alır prensibi ile karton kutudan kişi başı en az 1 adet olarak alınabilecektir.


Atletleri iade eden kulübümüzün Şampiyonluk Kupasının iadesini beklemesi en doğal hakkıdır.

Yerini değiştirmişler,benimki tam çizginin üstündeydi

22 Mart 2012 Perşembe

Terim'e Yeni Yardımcı

Fatih Terim'in yardımcısı Hasan Şaş'ın Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda yaşadığı yabancı madde isabet etti etmedi polemiğinin ardından etik değerlere çok önem veren Ünal Aysal yönetimi, Şaş ile yolları ayırmaya karar verdi. Aldıkları kararı basın mensuplarına değerlendiren Aysal, "Şaş konusu kapanmıştır, daha fazla konuşmanın anlamı yok. Biz kendisinin yerine geçecek antrenörümüz Sezai Kaşıkoğlu ile anlaştık bile. Artık önümüze bakmanın ve Sezai Hoca'ya başarı dilemenin zamanıdır." dedi.
Sezai Kaşıkoğlu, Galatasaray'a gelmeden önce Kütahyaspor'un antrenörlüğünü yapıyordu.
Deneyimli antrenör Sezai Kaşıkoğlu'nu basına tanıtan Aysal, "Yeni hocamızın vücudunun metalleri çekmek gibi bir özelliği var. Playofflarda maçların daha da gergin olacağını ve sahaya birçok yabancı madde atılacağını üzülerek görüyoruz. Sezai hocamızın da yardımıyla para isabet etti etmedi gibi bir tartışmanın ortadan kalkacağını düşünüyoruz. Bu tartışmayı biz bitirmesek UEFA bitirirdi. Elini taşına altına koyan taraf olmanın haklı gururunu yaşıyoruz." dedi.


Basın toplantısında Sezai Kaşıkoğlu'nun transfer ücretinin ve maaşının Jumbo sponsorluğunda karşılanacağı da açıklanırken, Sezai Hoca foto muhabirlerine sponsorun kaşıklarıyla poz vermeyi ihmal etmedi. 

21 Mart 2012 Çarşamba

Kötü Kedi Şerafettin Bombaladı

Türkiye Hür Sokak Kedileri Platformu Eş Başkanı Şeraffetin bir basın toplantısı düzenledi.

"O bant çıkacak"

Özellikle son günlerde meydana gelen yaralanma olaylarına değinen Şero ,bazı kişilere de tatlı-sert uyarılarda bulundu.

"Ülkemizde bilinçsizce yara bandı kullanılıyor.Sonra olay yine bizlere masum kedilere mal ediliyor.'Kedi g...görmüş yara sanmış' deniyor.Herkesi sağduyuya çağırıyorum"  şeklinde konuştu.

"Big injuries are easy than other injuries"

10 Mart 2012 Cumartesi

Necati Ateş'i Protesto Ettiler

Necati Ateş'in Semih Kaya ile medyaya yansıyan görüntüsü, genç kızları hayal kırıklığına uğrattı.
Fotoğrafın Kaynağı: http://liselimedya.tumblr.com/ 

Özellikle Necati'nin yüz ifadesindeki memnuniyeti protesto eden genç hayranları çektikleri resimlerini Deli Kanarya Haber Ajansı'na (DKHA) gönderdiler:


Tercümesi: "Hey Necati, biz Semih'ten çok daha güzeliz"

6 Mart 2012 Salı

Bu Yangın Üfleyerek Sönmeyecek

Büyütmek için tıklayınız... Yok illa Terim'e tıklamanız şart değil!

5 Mart 2012 Pazartesi

Alex'e UEFA Engeli

"İlhan içmemiş ama bu lütfü o gece içmiş olabilir mi acaba ?"
FT: Lütfücüğüm bir ricam olacak.
LA: Abi emrin olur, buyur ?
FT: Alex'in en az 2 maç ceza alması gerek ! Bir Brezilyalı benim ülkemde etik kurallarını çiğneyip futbolun paydaşlarına hakaret edemez ! UEFA'ya söylesek de pireşır yapsalar !
LA: Ne yapsalar abi ?
FT: Preşır ulan preşır...Baskı ! Senin çevren geniştir bir konuşsan ?
LA:Abi,biliyorsun durumları..Bizim Cornu var ama onu da aramaya yüzüm yok...
FT: Şenez bey şeeder mi ?
LA: Abi o da mail gönderin der.Yazdan beri ne sorsak öyle diyor
FT: Tamam iş başa düştü demek...

Dear sir,
Ethic rules are very important for everybody everywhere.
Alex saw a yellow kart ? Why yellow  ? Because he wants to play to Galatasaray
It doesnt matter for us !
This is football that is the football but is this ethic ? no !
So please say to TFF "give alex 2 match or i will not take Turkish teams next year"
we are the world we are the childeren...

F.Terim
"2000 uefa cup winner coach"

28 Şubat 2012 Salı

1 Milyon Dolar Nerede?

"İddianamede, GS Spor Kulübü Derneği’ne ait hesap dökümleri incelendiğinde 16 Mayıs 2006’da 1 milyon 23 bin 100 dolarlık kasa çıkışının görüldüğü, bu tutarın 23 bin 100 dolarına makbuz kesildiği ancak 1 milyon dolarlık çıkışın belgelendirilmediği anlatıldı."

Aynı iddianamede o dönemde GS Spor Kulübü yöneticisi olan Adnan Polat'ın bu paranın Rigobert Song'a ödendiği şeklindeki ifadesi de belgelerle çürütülüyor. Bu durumda Sayın Adnan Polat'ın 1.000.000 Dolar'ın nasıl buhar olduğuyla ilgili tatmin edici bir açıklama bulması gerekiyor.
Deli Kanarya olarak Adnan Polat'ı camiası gibi yüz üstü bırakmıyor ve yardımına koşuyoruz. İşte bakın 1.000.000 Dolar nasıl buhar oldu...

Altenatif 1:
"Biz Eurovision şarkı yarışması için Ajdar'ı destekleme kararı almıştık. Sony Music'le anlaşıp Ajdar'a fransızca şarkı yazdırmak gibi bir planımız vardı. Türkiye'nin fransızca bir şarkıyla temsil edilmesine sponsorluk etmek için de GS Spor Kulübü kasasından Sony Music'e 1 milyon dolarlık bir ödeme yaptık. Ama sonra Ajdar Si bemol diye diretince biz de Fa diyez olması için ısrarcı olunca proje yattı, paramız da Sony'de kaldı malesef."

Alternatif 2:
"Hani halıları süpürken halının kıllarının yönü vardır; bir taraftan kayar gider, diğer taraftan takılır. İşte Japon bir şirket bize yönlendirilmiş çim yaptığını iddia ederek geldi. Ali Sami Yen'e ekeceğimiz çimlerle, Gassarayımızın atak yaptığı kaleye doğru top akarak gidecek, diğer yönde takılacaktı. Bu proje için bizden 900.000 Dolar istediler. Japonyadaki örneklerini görmek için 100.000 Dolar harcayarak çeşitli seyahatler yaptık. İkna olduk ve Ali Sami Yen'e tohumları ektik. Şanssızlık bu ya, tohumlar iklimi veya toprağı sevmedi. Resmen 1 milyon dolarımız toprak altında kaldı malesef."

Alternatif 3:
"GS Spor Kulübü yıllardır altyapıya vediği önemle anılmaktadır. Afrikalı oyuncuların avrupa liglerindeki performansını görünce afrikalı genç yeteneklere burs verip onları İstanbul'daki tesislerimizde yetiştirmek istedik. Bu şekilde 35 çocuğu ülkemize getirdik, besledik, eğittik, futbol öğrettik. Aşağı yukarı 1 milyon dolarlık bir harcama yaptık. Sonra bu çocukların bazıları Rolex satışı işine girdi, bir kısmı müzik grubu kurup Fransa'ya yerleşti, dans grubu kuranlar bile var. Çocukların geleceğine katkımız olduğu için çok mutluyuz ama olan kulübümüzün 1 milyon dolarına oldu."

Alternatif 4: (En gerçekçi olan alternatif)
"Bir gün kulübümüze bir e-mail geldi. Mailde diyor ki 'Ben afrikalı bir prensim, babam diktatör olduğu için iç savaş sonrası servetimize el koymak istiyorlar. Bana yardımcı olursanız yardımınızı mislisiyle ödemeye hazırım.' Biz de yönetim olarak durumu değerlendirdik ve mesajda talep edilen 1 milyon doları belirtilen hesaba gönderdik. Sonra prensten malesef ses çıkmadı, iç savaşta öldürüldüğünü tahmin ediyoruz. GS Spor Kulübü'nün 1 milyon doları afrikalı isyancıların elinde malesef."